Beni Takip Edin !

Bizim Sakarya, 11 Ekim 2007

Nedenleri bir tarafa, toplum olarak kitaplara yönelik mesafeliliğimiz herkesin malumu. Böyle bir ortamda “iki kez okuma” denen külfetli eylemden bahsetmenin geneli ilgilendirmediği de açık. Dolayısıyla hemen belirtmeliyim ki, bu yazı kitap okumaya belli bir değer atfeden küçük bir kesime hitap ediyor. Kitapların evlerine gazetelerin promosyonları sayesinde girdiği ve vitrinlerinde süs olarak işlev gördüğü bir kesime değil. Hatta mesleği gereği kitaba para veren fakat okumaya bir türlü sırası gelmeyenlere de hitap etmiyor.

Alman filozof Arthur Schopenhauer, ilk kez 1819’da daha sonra genişletilmiş olarak 1844’de yayımlanan ufuk açıcı çalışması Die Welt als Wille und Vorstellung’a (İstenç ve Temsil Olarak Dünya) yazdığı önsözde iki kez okumanın öneminden bahseder. Ona göre, “düşünce sistemi” (system of thought) daima “mimari bir bağlantı ve tutarlılığa” sahiptir ve bu sistemde “kurucu-taş” diğer tüm parçaları bu parçalar tarafından taşınmaksızın taşır. Diğer bir ifadeyle üst üste taş koyarak duvar oluşturmaya benzer, belirleyici olan ve bilinmesi gereken ilk sıraya dizilen taşlardır. Fakat “tekil düşünce” (single thought) en mükemmel birliğe sahip olmalıdır. Diğerinin aksine burada hiç bir parça ne ilk ne de sondur, her parça bütünü destekler, bütün de bu parçaları. En küçük parça bile bütün anlaşılmadan anlaşılamaz.

Düşünce kitapları (elbette önüne gelenin kitap yazdığı bir dünya için söylemiyor) bu ikinci duruma örnektir. Fakat düşünce, kitaplarda maddi bir ortama aktarıldığından belli bir form (şekil) alır ve bir başlangıçla bir son kaçınılmaz olarak var olur. Bu durumda form içerikle (düşünce) sürekli bir çelişki halindedir. Okuyucu kitabın ne anlattığını bütün olarak göremez, maddi olan formun dayatması nedeniyle sırayla okuyup parça parça gitmek zorundadır. Tam da bu noktada Schopenhauer, “bir kitabı iki kez okumak dışında verilecek bir öğüt yoktur” ifadesini kullanır.

Kitabın başlangıcı sonunun bilinmesinin gerektirirken, son da aynı şekilde başlangıcın bilinmesini gerektirir. Bu durumda ilk okuma ikinci okuyuş sırasında başlangıçla son ya da diğer parçalar arasındaki bağlantıyı kurmak için gereklidir ve asıl okuma ikinci okuma olacaktır. Bütünün yapısı zincir şeklinde değil de organik bir görüntü arz ettiğinden metni bölümlere ve paragraflara bölmek de sorunlu bir eylemdir. Fakat son tahlilde düşüncenin metne dökülmesiyle ortaya bir form çıkarılacağından bu bölme işlemi minimuma indirilerek ideal olandan bazı tavizler verilir.

Bu zaafları azaltmak isteyen Schopenhauer, çalışmasının sonuna bir ek koyar ve metnin tamamı okunmadan önce bu kısmın okunmasını önerir. Bu ek genel metni az da olsa bütün olarak görmeye olanak sağlayacağından, bütünü bilmeden okumanın zaaflarını azaltır. Fakat genel metnin minyatürü olan bu bölüm formun azizliğine uğrayıp bir başlangıç ve bitişten oluşacağından, ek kısım da iki kez okunmalıdır. İlk öneri kadar sabır istemeyeceğinden iki kez okuma burada daha az can sıkıcı olacaktır.

Schopenhauer can sıkıntısına katlanmak istemeyenlere, yani metni iki kez okuma zahmetinde bulunmayacak olanlara elerindeki kitabı bir tarafa bırakmaları tavsiyesinde bulunur. Fakat kitabına para ödendiğinin farkındadır ve kitabın atmak yerine daha farklı amaçlarla da kullanılabileceğini öğütler; daha güzel görünmesi için kütüphanedeki boşlukları doldurabilir ya da derin bilgili bayan arkadaşların çay masasının, elbise dolabının üzerine bırakabilir.

Arthur Schopenhauer, “Preface to the First Edition”, The World as Will and Reperesentation, Almancadan çeviren: E. F. J. Payne, Volume I, Dover Publications, New York: 1969

“Bir Kitap Okuma Yöntemi: ‘İki Kez Okuma’” için bir cevap

  1. Bu iş bir meleke haline geldiğinde 10 kere de okusa insan bıkmaz. Kendi adıma konuşayım, üniversiteye kadar öyle bir hayat yaşamışım ki, okumanın o’su yok hayatımda.. Alışmadık yerlerde alışmadık giysiler durmuyor işte…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.