Beni Takip Edin !

“Türkiye Dış Politikası: ilkeler, Aktörler, Uygulamalar” (İstanbul: Etkileşim Yayınları, 2013) başlıklı kitabıma yönelik yapılan tanıtım/değerlendirme yazıları aşağıdadır.

1.) Ramazan Erdağ, “Türkiye Dış Politikası: ilkeler, Aktörler, Uygulamalar”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 10, Sayı 40, Kış 2014, ss. 173 – 178  Okumak için tıklayınız. TDPErdag

2.) Öznur Keleş, “Türkiye Dış Politikası: İlkeler, Aktörler, Uygulamalar”, Uluslararası Hukuk ve Politika, Cilt: 10 Sayı: 38, 2014, ss. 164-167  Okumak için tıklayınız TDP[Keles]

3.) Selma Bardakçı, “Türkiye Dış Politikası İlkeler, Aktörler, Uygulamalar”, Insight Turkey, Vol. 16 / No. 3 / 2014, pp. 7-15 Okumak için tıklayınız TDPinsight

4.) Bilal Yıldırım, “Türkiye Dış Politikası: İlkeler, Aktörler, Uygulamalar”, Türkiye Ortadoğu Çalışmaları Dergisi, Cilt: 1, Sayı: 2, 2014, ss. 183-189, Okumak için tıklayınız TDPyıldırım

Devamını okuyun

1990’larda dış politik ilişkilerde hakim olan tehdit odaklı dil içerideki ayrıcalıklı militarist söyleme süreklilik imkanı sağlamış ve askere ayrıcalıklı bir konuşma alanı açmıştır. Bu yönü nedeniyle 1990’larda Türkiye’nin Ermenistan politikası Türkiye’deki iktidar ilişkilerine içkin olarak ele alınmalıdır.

Devamını okuyun

Uluslararası İlişkiler disiplini içince Realist teorinin 1990’ların ortalarından beri harıl harıl çalıştığı konulardan biri ‘seçmen maliyetleri’ (audience costs) kavramı. Basitçe devletlerin belli bir kiriz durumu ile karşı karşıya kalmaları halinde, liderin atacağı adımların seçmenlerde bir karşılığı olduğu varsayımına dayanır. Özellikle vatandaşların dış politik gelişmelere ilgilerinin arttığı 20. Yüzyılın ikinci yarısı ile birlikte bu kavramın kilit bir önem arz etmeye başladığı ve dış politika çalışmalarında bir hayli işlevsel olduğu söylenmektedir.

Devamını okuyun

29 Aralık 2010 tarihinde Radikal gazetesinde Dror Ze’evi imzalı bir yorum yazısı yayımlandı. “İsrail ve Türkiye: Yalnız Demokrasilerin Dostluğu” başlığını taşıyan yazı temelde söz konusu iki ülkenin bölgelerinde demokratik rejime sahip ülkeler olduklarını ve tam da bu nedenle bir dostluk kurabileceklerini söylüyor. Üstelik iki ülke arasındaki “derin tarihsel birikimlerin ve çok özel stratejik değerlerin” bu iki ülkeyi yakınlaşmaya mahkûm kıldığını da belirtiyor. Fakat yazar bu argümanların 1990’larda kaldığını, “yalnız demokrasiler” söyleminin bu dönemde üretilmiş bir mit olduğunu ve bu miti kullanıma sokacak koşulların artık ortada olmadığını göremiyor.

Devamını okuyun

Kitap Değerlendirmesi (Book Review): Egemen B. Bezci, “Militarist State Discourse in Turkey 1960–1983 (Türkiye’de Militarist Devlet Söylemi 1960–1983)”, Politics, Religion & Ideology, DOI: 10.1080/21567689.2014.889379

Devamını okuyun

Daily Sabah, 9 April 2014

The most important consequence of the 2014 elections is the increase in votes for both the AK Party and BDP. This may raise hopes for the continuation of the reconciliation process.

Devamını okuyun

Baskın Oran’ın editörlüğünü yaptığı Türk Dış Politikası adlı iki ciltlik edisyon kitabın ikinci cildinde ismi geçen bir rapor. Kitaba göre, rapor Türkiye’deki İslamcı hareketlerin (Refah Partisi ve Gülen Cemaati) Amerika’nın çıkarına zarar verici olmadığı ve ılımlı İslamcılarla ilişki kurulması gerektiğini savunuyor [1]. Konuyla ilgili Milliyet gazetesi de Mart 1990’da Nur Batur ve Nilüfer Yalçın imzalı bir yazı dizisi hazırlamış. “1980’lerde İslamcı şahlanış”, “ANAP’tan cesaret alan İslamcılar” gibi alt başlıkları var. Ama dikkat çekici olan yazı dizisinin ilkinde atılan başlık “İslam’ın iktidarı mümkün değil”[2], ikinci yazıda da atılan başlık dikkat çekici, “İslamcı demokrasiye karşı” [3]

Devamını okuyun

Aşağıda Zana Baykal’ın “Türkiye Dış Politikası: İlkeler, Aktörler, Uygulamalar” [İstanbul: Etkileşim Yayınları, 2013] başlıklı kitabım için yazdığı İngilizce kitap eleştirisini okuyabilirsiniz.

The literature on Turkey’s foreign policy has been growing in recent years. However, most such studies deal with recent developments and are therefore agenda-dependent studies. This is partly because of the changeable nature of Turkey’s foreign policy over the last decade, with its many striking but contradictory moves, which has rendered it quite attractive to researchers.

Devamını okuyun

İkinci Dünya Savaşı sırasında Batı medyası Türkiye’ye ilişkin çok sayıda karikatür ve fotoğraf yayımladı. Edward Said’i haklı çıkarırcasına, bu karikatürlerde Batı için Türkiye’nin ne olduğunun bir önemi yoktu, Türkiye’ye ilişkin eldeki kodlamalar tasvirlerin nasıl olması gerektiğini belirleyen şeydi. Said’in cümleleriyle tekrarlarsak, Şarkiyatçılık, “‘Şark’ gibi gerçek bir şeyi dışarıda tutması, lüzumsuz kılması, onun yerine geçmesi sayesinde varlık kazanır” (Şarkitaçılık, sayfa. 31). Dolayısıyla, Şarkiyatçı tasvir Şark’ın birebir temsili değil, Şarkiyatçı’nın Şark üzerine kondurduğu kurgu olup çıkmıştır. NAZI DOMINATION

Yıl 1941. Türkiye’de Harem kurumu ortadan kalkalı yıllar geçmiştir. Fakat Batılı bir gazete Türkiye-Almanya ilişkilerine dair çizdiği bir karikatürde bu kurumu Cumhuriyet Türkiye’si ile özdeşleştirmeye devam etmektedir.  Von Papen, İsmet İnönü’yü Almanya’nın yanında savaşa girmesi doğrultusunda ikna etmek amacıyla ona bir hediye getirir. Hediye “Kadın”dır. Artı Kadın “Alman nüfuzunu” temsil etmektedir.  Fakat daha çarpıcı olan ayrıntı Kadının hemen saçlarının ucuna iliştirilen etikette mevcuttur: “Harem için Zoraki bir Hediye”.

Devamını okuyun

aljazeera.com.tr, 29 Oca 2014

Dış politika dışarıya yönelik bir siyasi performans değildir. Aksine öznelliklerimizi birebir ilgilendiren öznellik kurucu politik bir faaliyettir. Diğer bir ifadeyle öznelliğimizin çıktısı olduğu kadar öznellik kurucu bir yönü de vardır ve bu yön dış politika analizlerinde çoğunlukla ıskalanan bir boyut olmuştur. Bu kısa kuramsal varsayımlardan sonra şöyle bir hipotez ileri sürüyorum. Gülen Cemaati ve AK Parti’nin farklı dış politik tercihleri her iki hareket için öznelliklerinin bir uzantısı olduğu kadar, söz konusu tercihler bu hareketleri kuran, hatta daha da önemlisi bu hareketlerin birbirlerini yeniden tanımlamasına imkân sağlayan söylemsel ve pratik zemini teşkil etmektedir. Bu hipotez iki sorunun cevaplandırılmasını kaçınılmaz kılıyor. Gülen Cemaati ve AK Parti’nin farklılaşan dış politik tercihleri nerelerde yuvalanıyor? Bu farklılaşan politik tercihler hangi aşamalardan geçerek taraflar için katı birer gerçekliğe dönüştüler?

Devamını okuyun
Toplam 9 sayfa, 5. sayfa gösteriliyor.« İlk...34567...Son »