Beni Takip Edin !

birikimdergisi.com, 11 Ağustos 2014

İsrail Silahlı Kuvvetleri (IDF) 23 Temmuz 2014 tarihinde resmi twitter hesabından Gazze’de Hamas “militanlarının” nasıl saklandıklarını gösteren bir görsel yayımladı. Görsel Gazze’de herhangi bir sokağı temsil ediyor ve sokağın içinde yazıyla belirtilmiş dört farklı bina gösteriliyor: Okul, hastane, cami ve ev. Bütün bu kamusal ve özel binaları kendilerine kalkan olarak seçmiş silahlı militanlar görsele dağınık olarak yerleştirilmişler. Görselin hemen üzerinde şu ifadeler kullanılmış: “Hamas sivil alanlardan İsrail’e saldırıyor, onlarla karşı bu alanlardan başka savaşma seçeneğimiz yok”. IDF’nin resmi twitter hesabının bu görseli duyurmak için seçtiği cümleler de dikkat çekici: “Hamas’sız Gazze nasıl olabilir? Muhtemelen bu şekilde değil”.

Devamını okuyun

FilistincocukhSağdaki fotoğraf İsrailli bir askerin instagram sayfasına yüklediği bir fotoğraf. Mor Ostrovski’in bu fotoğrafında bir silahın dürbününde kafasına nişan alınmış bir Filistinli çocuk görüntüsü mevcut. Ostrovski gelen tepkiler üzerine instagram hesabını kapatıp fotoğrafı da siliyor.  Neyse ki electronicintifada.net sitesi fotoğrafın kopyasını ve yüklendiği instagram sayfasının ekran görüntüsünü alıyor.[1] Fakat çarpıcı olan bu davranışın Filistinli çocuklar söz konusu olduğunda bir istisnayı teşkil etmemesidir. İsrailli bir sivil toplum kuruluşu olan Breaking the Silence (Sessizliği Bozmak) örgütünün 2006-7 yıllarında Nablus’ta görev yapan İsrailli askerlerle yaptığı mülakatta benzer söylemlerle karşılaşmak mümkün. İsrailli bir başçavuş ile yapılan mülakat bu noktada bir hayli çarpıcı;

“-Plastik mermileri askeri aracın içinden mi ateşliyorsunuz?

-Mazgal deliğinden ateşleyebilirsin

-Nereyi hedefliyorsunuz? Bazı çocukları rasgele mi seçiyorsunuz?

Devamını okuyun

natolibyaOrtadoğu Analiz, Temmuz Ağustos 2014, Cilt: 6, Sayı: 63, ss. 75-77

NATO, 29 Kasım 2011 tarihinde Facebook’taki resmi sayfasında Youtube’a yüklediği bir videoyu takipçileriyle paylaştı. “NATO ve Libya: Kargaşa Zamanlarında Kültürel Miras” başlığını taşıyan bu Youtube videosu, Facebook sayfasında “Libya’nın kültürel mirasının son çatışmada nasıl etkilendiğine ve onu korumaya çalışma noktasında atılan adımlara bir bakın” yorumuyla  duyuruldu. Videonun içeriğinde iç savaşta ve daha öncesindeki Kaddafi döneminde Libya’nın tarihsel mirasının nasıl yıkıma uğradığı ve NATO operasyonu ile birlikte bu mirasın nasıl koruma altına alındığı temel konu olarak işleniyor.

Devamını okuyun

“Türkiye Dış Politikası: ilkeler, Aktörler, Uygulamalar” (İstanbul: Etkileşim Yayınları, 2013) başlıklı kitabıma yönelik yapılan tanıtım/değerlendirme yazıları aşağıdadır.

1.) Ramazan Erdağ, “Türkiye Dış Politikası: ilkeler, Aktörler, Uygulamalar”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 10, Sayı 40, Kış 2014, ss. 173 – 178  Okumak için tıklayınız. TDPErdag

2.) Öznur Keleş, “Türkiye Dış Politikası: İlkeler, Aktörler, Uygulamalar”, Uluslararası Hukuk ve Politika, Cilt: 10 Sayı: 38, 2014, ss. 164-167  Okumak için tıklayınız TDP[Keles]

3.) Selma Bardakçı, “Türkiye Dış Politikası İlkeler, Aktörler, Uygulamalar”, Insight Turkey, Vol. 16 / No. 3 / 2014, pp. 7-15 Okumak için tıklayınız TDPinsight

4.) Bilal Yıldırım, “Türkiye Dış Politikası: İlkeler, Aktörler, Uygulamalar”, Türkiye Ortadoğu Çalışmaları Dergisi, Cilt: 1, Sayı: 2, 2014, ss. 183-189, Okumak için tıklayınız TDPyıldırım

Devamını okuyun

1990’larda dış politik ilişkilerde hakim olan tehdit odaklı dil içerideki ayrıcalıklı militarist söyleme süreklilik imkanı sağlamış ve askere ayrıcalıklı bir konuşma alanı açmıştır. Bu yönü nedeniyle 1990’larda Türkiye’nin Ermenistan politikası Türkiye’deki iktidar ilişkilerine içkin olarak ele alınmalıdır.

Devamını okuyun

Uluslararası İlişkiler disiplini içince Realist teorinin 1990’ların ortalarından beri harıl harıl çalıştığı konulardan biri ‘seçmen maliyetleri’ (audience costs) kavramı. Basitçe devletlerin belli bir kiriz durumu ile karşı karşıya kalmaları halinde, liderin atacağı adımların seçmenlerde bir karşılığı olduğu varsayımına dayanır. Özellikle vatandaşların dış politik gelişmelere ilgilerinin arttığı 20. Yüzyılın ikinci yarısı ile birlikte bu kavramın kilit bir önem arz etmeye başladığı ve dış politika çalışmalarında bir hayli işlevsel olduğu söylenmektedir.

Devamını okuyun

29 Aralık 2010 tarihinde Radikal gazetesinde Dror Ze’evi imzalı bir yorum yazısı yayımlandı. “İsrail ve Türkiye: Yalnız Demokrasilerin Dostluğu” başlığını taşıyan yazı temelde söz konusu iki ülkenin bölgelerinde demokratik rejime sahip ülkeler olduklarını ve tam da bu nedenle bir dostluk kurabileceklerini söylüyor. Üstelik iki ülke arasındaki “derin tarihsel birikimlerin ve çok özel stratejik değerlerin” bu iki ülkeyi yakınlaşmaya mahkûm kıldığını da belirtiyor. Fakat yazar bu argümanların 1990’larda kaldığını, “yalnız demokrasiler” söyleminin bu dönemde üretilmiş bir mit olduğunu ve bu miti kullanıma sokacak koşulların artık ortada olmadığını göremiyor.

Devamını okuyun

Kitap Değerlendirmesi (Book Review): Egemen B. Bezci, “Militarist State Discourse in Turkey 1960–1983 (Türkiye’de Militarist Devlet Söylemi 1960–1983)”, Politics, Religion & Ideology, DOI: 10.1080/21567689.2014.889379

Devamını okuyun

Daily Sabah, 9 April 2014

The most important consequence of the 2014 elections is the increase in votes for both the AK Party and BDP. This may raise hopes for the continuation of the reconciliation process.

Devamını okuyun

Baskın Oran’ın editörlüğünü yaptığı Türk Dış Politikası adlı iki ciltlik edisyon kitabın ikinci cildinde ismi geçen bir rapor. Kitaba göre, rapor Türkiye’deki İslamcı hareketlerin (Refah Partisi ve Gülen Cemaati) Amerika’nın çıkarına zarar verici olmadığı ve ılımlı İslamcılarla ilişki kurulması gerektiğini savunuyor [1]. Konuyla ilgili Milliyet gazetesi de Mart 1990’da Nur Batur ve Nilüfer Yalçın imzalı bir yazı dizisi hazırlamış. “1980’lerde İslamcı şahlanış”, “ANAP’tan cesaret alan İslamcılar” gibi alt başlıkları var. Ama dikkat çekici olan yazı dizisinin ilkinde atılan başlık “İslam’ın iktidarı mümkün değil”[2], ikinci yazıda da atılan başlık dikkat çekici, “İslamcı demokrasiye karşı” [3]

Devamını okuyun